ALAN ADLARININ İPTALİ

Alan adları, İnternet üzerinde bulunan bilgisayar veya web sitelerinin adresini belirlemek için kullanılan IP (Internet Protokol) numarasını tanımlayan isimlerdir, yani alan adı bir web sitesinin internetteki adıdır.

Alan isimleri başlangıçta sadece internet erişimini kolaylaştırmak için düşünülmüşken, sonradan ticari alanda iş yerini belirleyen bir kimlikle eş değer hale gelmiştir. Bununla birlikte tanınmış markalar ve işletme adları alan ismi olarak kullanılmaya, kartvizitlerde, reklamlarda yer almaya başlamıştır.

Belirli bir ismin, alan ismi olarak  kullanılması halinde mevcut marka, işaret ve isim haklarının ihlali söz konusu olabilmektedir. Belirli şartlar altında kullanılan alan isimlerinin tamamı veya belirli bir bölümü, mevcut marka, ticari isim ve gerçek veya tüzel kişilerin isimleri ile aynı veya benzer ise bir ihlalden bahsedilebilmektedir. Alan isimlerinin hukuk düzeni tarafından korunmasının arka planında, kullanılan bu isimler üzerinde korunmaya değer öncelikli hakların bulunmasıdır.

ODTÜ Alan Adı Tahsis Yönetimi, belgeli bir alan adı sistemini belirlerken ölçü olarak Patent Enstitüsü ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’nin tescil uygulamalarında göz önünde bulundurduğu ölçütleri dikkate almakta ve kullanılmaktadır. “Belgeye dayalı olarak tasnif edilen alan adları için kuruluşça “.tr” Alan Adı Yönetimi’ne iletilen belgeler değerlendirilirken; ilgili belgelerde yer alan marka, ticaret unvanı vb. ayırt edici ve esas unsuru oluşturan ibareler esas alınmaktadır”. Böylece “ilk gelen ilk alır kuralının ortaya çıkardığı haksız yere alan adı tahsisi engellenmiş olacaktır.

Alan isimleri, bir çok ülkede “ilk gelen ilk alır (first come, first served)” prensibine göre dağıtılmaktadır. ODTÜ alan adı tahsis yönetiminin, tahsis sisteminde belge arayarak bu kuralı uygulamadığını, daha hakkaniyete dayalı bir sistemin tercih edildiği vurgulamaktadır.

Oysa marka, ticaret unvanı ve işletme adı sisteminde, hatta gerçek kişi isimlerinde bile ilk gelenin ilk alacağı kuralı internet alan adlarının dünyada ancak bir tane olabileceği teknik gerçeğinden hareketle fiilen uygulanan ve internetin doğasından kaynaklanan bir kuraldır. Zira tescil edilmiş bir marka ya da ticaret unvanından farklı emtia türü için ve farklı bölgelerdeki tacirler için aynı marka ve ticaret unvanının kullanılması mümkündür. Örneğin böyle bir halde konfeksiyon türü için tescil edilmiş marka ile elektronik malzemeler için tescil edilmiş olan markadan ilk müracaat eden ve durumunu ilk belgeleyen alan adının sahibi olacaktır. Aynı örnekler markalar arasında olacağı gibi, ticaret unvanları ve marka-ticaret unvanı arasında da verilebilir. Böyle bir durumda yeniden “ilk gelen ilk alır” kuralına dönülmüş olacaktır.

İlk gelenin ilk alacağı kuralı, düşünüldüğü gibi sadece fırsatçılara yarar sağlayan ve aşırı liberal bir düşüncenin eseri değildir. Aslında bu kural, alan adının teknik özelliklerinin ortaya çıkardığı fiili bir uygulama kuralıdır. Bu nedenle ilkenin yalın ifadesi haksızlıklara ve hukuk dışı uygulamalara yol açabileceğini çağrıştırsa bile, sistem içinde bu ilkenin uygulanması zorunludur.

Alan Adları, uluslararası platformda gTLD( generic Top Level Domain) olarak adlandırılan com, org, net, edu, mil, k12, şeklindeki 7 alan ile, ISO- 3166 standardına göre oluşturulan, ccTLD (Country Code Top Level Domain) olarak adlandırılan ülke koduna (uk, us, tr, vb.) göre belirlenir. En çok kullanılan alan adı uzantıları com, net, org dir.

com: Firmalar ve ticari işletmeler, ticari ürünler için uygundur İngilizce commercial kelimesinin kısaltmasıdır, “ticari” anlamındadır.
net: internet servis sağlayıcılar için uygundur. İngilizce network kelimesinin kısaltmasıdır, “ağ, şebeke” anlamındadır.
edu: Eğitim kurum ve kuruluşları için uygundur, “education” kelimesinin kısaltmasıdır.
gen: Kişisel ve kurumsal başvurular için uygundur, “generation” kelimesinin kısaltmasıdır.
gov: Devlet kurum ve kuruluşları içindir, “goverment” kelimesinin kısaltmasıdır.
mil: Askeri kurum ve kuruluşlar içindir, ingilizce “military” kelimesinin kısaltmasıdır.
nom: Bireylerin kullanımı için uygundur.
org: Kar amacı gütmeyen siteler için uygundur. İngilizce organization kelimesinin kısaltmasıdır, “örgüt, organizasyon” anlamındadır.

Alan Adları (İnternet Adresleri) genel olarak iki ana gruba ayrılırlar:

  1. Uluslararası Alan Adları:
    Bu tip alan adları ABD’den ICAAN konsorsiyumuna kayıtlı firmalardan alınır. Bu domainler de ilk başvuran alır kuralı geçerlidir. Bu alan adlarının diğer bir özelliği de kayıt sırasında herhangi bir belge istenmemesidir. Bundan dolayı günlük hayatta kullandığımız kelimelerden, şehir ve bölge adlarına, sektörel terimlerden, ünlülerin adlarına kadar her şey kayıt edilebilmektedir. Uluslararası alan adları uzantılarına göre de sınıflandırılır; en çok bilinen uzantılar .com,.net, ve .org’dur.
  2. Coğrafi veya yerli Alan Adları:
    Bu alan adları da uluslararası alan adları gibi aynı uzantılara sahiptir. Ancak, tescil edildikleri ülkenin internet takısı alan adının sonuna gelir. Örneğin alan adını Türkiye’den almışsanız alan adının sonuna Türkiye’nin internetteki uzantısı .tr eklenir.

The Trademark Clearinghouse – TCMH : ICANN tarafından belirlenen ve markaları depolama merkezi olarak görev yapan bu sistemde hak sahipleri markalarını kayıt altına alarak ileride doğabilecek ihlalleri önleyebileceklerdir.

Sistemin Yararları

Marka Rezervasyonu : Her bir yeni nesil alan adı hayata geçirildiğinde; bu alan adının yöneticisi 30 günden az olmamak kaydı ile bir sunrise period (ön başvuru süreci) belirlemek zorunda. Bu dönem içerisinde marka hak sahipleri marka depolama merkezine kayıt edilmiş olan markalarını internet alan adı olarak tescil ettirmede öncelik hakkına sahip olacaklar.

Uyuşmazlık Doğurabilecek Tescil Girişimlerinin Bildirilmesi : Markalarını marka depolama merkezine kayıt ettirmiş hak sahiplerine potansiyel uyuşmazlık durumları bildirilecektir.Öncelikle; ön başvuru periyodunda bir üçüncü kişinin, markasını TMCH ye kayıt ettirmiş bir hak sahibi markası ile bir alan adı için başvuruda bulunması halinde, bu durum hak sahibine bildirilmek zorunda olacaktır.

 

Sunrise Period sonrasında; Sunrise Period’u takiben ve bir yeni nesil alan adının tescile açılmasından en azından ilk 60 gün içerisinde, TCMH ‘ ye kayıtlı bir marka ile aynı olan bir alan adı üçüncü bir kişice tescil ettirmek istenirse; başvuru sahibi otomatik bir bilgilendirme mesajı alacak. Bu mesajda tescil talebinin potansiyel bir hukuki uyuşmazlık doğurabileceği ve talep ettikleri alan adını kullanmalarının bir marka hak sahibinin marka hakkına tecavüz etmeyeceği yönünde yazılı bir onay vermeleri istenecek. Bu onayın verilmesi ve ilgili alan adının tescil edilmesi halinde TMCH’de markası kayıtlı hak sahibine bu tescilin bildirimi yapılacaktır.

Domain Name (Internet Alan Adı) Şikâyetleri: Bahsedilen ve yeni nesil bir alan adının tüm kişilerce tescile açılmasına kadar sürecek olan süreçlerden sonra, söz konusu yeni nesil alan adı politikalarının daha uzun dönemli koruma önlemlerine uyum sağlaması beklenir. Bunlara internet alan adının bir marka hak ihlaline neden olduğu durumları içeren, kısaca RSP dediğimiz ve açılımı Rapid Suspension Procedure( Hızlı askıya alma prosedürü)  dahildir. TMCH’ ye markalarını ve kullanımlarını kayıt ettiren marka hak sahipleri bahsedilen bu tarz prosedürlerden çok kolaylıkla yararlanacaklardır.

Her bir yeni uzantı için Sunrise Registrations ve Sunrise Dispute Resolution Policies hakkında bilgi sahibi olmak ve konunun düzenli olarak takibi gerekmektedir.

PDDRP-Post-Delegation Dispute Resolution Procedure : Kullanıma açılmış bir alan adı uzantısı söz konusu olsa dahi, marka haklarının ihlal edildiğini düşünen hak sahiplerinin başvurabileceği yine idari yollardan birisidir.

URS (The Uniform Rapid Suspension System): Bütün yeni jenerik üst düzey alan adları bu sisteme konu olabilir. Bu sistemde marka hakkına tecavüz ve kötüye kullanma durumları ele alınarak, haklı bulunan talepler doğrultusunda alan adı tescili askıya alınmaktadır. NAF ve Asian Domain Name Dispute Resolution Centre yetkilidir.

İkincil Düzeylerde PDDRP Sisteminin Kullanılması: Bu sistem hak sahiplerine; tescil otoritelerinin,çıkar sağlamaya yönelik ve kötü niyetli sistematik tescillerine karşı şikayette bulunma olanağı tanımaktadır.

Alan Adının Kötü Niyetle Tescili

İnternet alan adlarının  kişi ve şirketler için  bir iletişim ve tanıtım aracı olmaları nedeniyle ayırt edici ve vazgeçilmez bir nitelik kazanmaktadır. Bu nedenle de, internet alan  adlarına ait kötü niyetli girişimler, bu yolla hak sahibi firmalara zarar verme veya bu firmaların tanınmışlığından, vb unsurlarından yararlanma girişimleri de artmıştır.

Alan isimleri ile marka ve işletme adları arasında ortaya çıkan bu sorunların temelinde “marka tescil sistemi” ile “alan ismi tescil sistemi” arasında bir bağlantının olmamasıdır.

Kurallara göre ihlal için hem kayıt hem de kullanma esnasında kötü niyet olmalıdır. Bu nedenle mevcut sistem şikayetçinin iddialarını kanıtlamasını zorlaştırmaktadır.

Kötü niyet hallerine bazı örnekler tahkim kurallarında sayılmış olmakla birlikte örneğin rakip internet sitelerine yönlendirmek için bir web sitesinin alınıp kullanılması kötü niyet teşkil edebilir.

Tahkim konusundaki kararlara göre, alan adı kötü niyetle alınmış hatta bir süre satılığa çıkartılmış olsa bile alan adı daha sonra iyi niyetli bir başkası tarafından devralınır ve bu kişi de alan adını dürüst bir şekilde ticaretinde kullanırsa artık kötü niyetten bahsedilemeyebilir. Bu konudaki kararlar marka ihlali yaratan alan adı hususunda seri bir şekilde harekete geçilmesinin en doğru davranış olacağını göstermektedir.

Diğer yandan, heyetin kararlarına göre ilk kayıt iyi niyetle yapılmışsa sonraki yenileme kötü niyetle yapılmış olsa dahi artık kötü niyetten bahsedilemeyecektir. Bu durumda bir distribütörlük anlaşmasına dayanarak alan adını alan kişi bu alan adıyla ilgili distribütörlüğü bitmesine rağmen alan adı için yenileme yaparsa başlangıçta meşru bir menfaate dayanarak alan adını almış olduğundan kötü niyetten bahsedilemeyecektir.

Eğer kendisinden şikayet edilen taraf internette hukuka uygun olarak şikayetçinin ürünlerinin satışını gerçekleştiriyorsa ve şikayetçinin iş yaşamına zarar vermek, rahatsız etmek gibi bir niyeti yoksa bu durumda kötü niyetin olmadığı kabul edilir.

Son olarak, benzer birçok alan adının alınmış ama kullanılmamış olması da asıl hak sahibine engel olma niyetinin varlığını gösterebilmektedir.

Alan adlarının düşük ücretler karşılığında tescil ettirilebilmesi nedeniyle , bu şekilde 3. Kişilerce tescil ettirilen alan adları kötü niyetli olarak kullanılarak veya fahiş fiyatlarla alan adı sahibine ya da diğer kişilere satılarak haksız kazançlar elde edilmektedir.

Buna göre, eğer verilen alan adı bir başkasının isim veya markasına tecavüz teşkil ediyorsa, hukuki yollara müracaat edilerek, yapılan uyarıya rağmen alan adını kullanmaya devam eden kişiye karşı isim ve marka tecavüzüne veya haksız rekabete dair hükümler çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı talep edilebilecektir.

ALAN ADLARININ İPTALİ

Alan adlarının iptali için ; World Intellectual Property Organization Arbitration and Mediation Center nezdinde hukuki girişimler başlatılabilecektir. Bu hususla ilgili olarak dosyalanan şikayetlerde WIPO Arbitration and Mediation Hükümlerine göre şikayetin kabul edilip, şikayete konu alan adının iptali için 3 kriterin bulunması gerekmektedir;

  • Alan adının, şikayet eden kişi ya da kuruluşun marka hakları ile aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun kanıtlanması,
  • Alan adı sahibinin bu alan adı üzerinde yasal (meşru) bir hakkının bulunmadığının kanıtlanması ve
  • Alan adı tescilinde kötü niyet bulunduğunun kanıtlanması gerekmektedir.

Ayrıca adım adım açıklayacak WIPO nezdinde yapılan incelemenin sıralaması şu şekildedir ;

1.Kısım Vakıa :  Şikayetçi Tarafın İddiaları ve Talepleri, Şikayet Edilen Tarafın Savunmaları ve Talepleri

2.Kısım Tarafların Sunumu : Şikayetçi Tarafın Sunumu, Şikayet Edilen Tarafın Sunumu

3.Kısım Sonuç : Hakem Heyetinin Kararı .

Süreç Türkiye’de biraz daha farklı işlemektedir. Alan adının iptali prosedürüne Alan adı yönetmeliğinin 11.maddesinde yer verilmiştir;

MADDE 11 – (1) Alan adı tahsisi aşağıda belirtilen durumlarda alan adı sahibi ve ilgili KK bilgilendirilerek TRABİS vasıtasıyla iptal edilir:

  1. a) Alan adı sahibinin verdiği bilgilerin tam ve/veya doğru olmadığının tespit edilmesi,
  2. b) Alan adının tahsise kapalı adlar listesine alınması,
  3. c) Alan adı tahsisinin iptali ile ilgili UÇHS tarafından Kuruma iletilen hakem ya da hakem heyeti kararının bulunması ve kararın uygulanması için Kurum tarafından belirlenen gerekli şartların mevcut olması,

ç) Alan adı tahsisinin iptaline yönelik bir mahkeme kararının bulunması.